Edebiyat
2 dakikalık okuma

Aşk

Sevdam uzanmış yüreğimin soğuk kaldırımlarında. Teni değdi diye ayaklarım şişene kadar yürüyorum yalnızlığımın sokaklarında. Miladıma çizdiğim iki pencereli ev ve doğan bir güneş var. Tütün kokan gecelerimde,bulutların arasında sevdamı arıyorum... Miladımda doğan güneş,yanaklarında bir iki perçem kızıllık bırakmış ya, bir iki yağmur çiselemiş ya gözlerinden;ben o güneşe bakamıyorum. Her zerresinde kamaşan aklımla, ısıttığın kaldırımda büyüyorum.

Hayatıma sinmiş kokun,beklediğim her saniyeyle asırlarda kavrulup;daha çok kayboluyorum. Avuçlarımda birkaç küçük sen kokan parmak izi. Dayayıp avuçlarımı kaldırımlara,doğruluyorum. Sayfa sayfa bastığım kağıttan kaldırımlar,ayaklarımda kömür karası cümleler bırakıyor. Arkama bakmadan yürüyorum. Basıp geçtiğim her berrak sayfa ile gü-ruhumu sıkıştıran bir ses beni esir ediyor. Bir sigara daha yakıyorum. Daha az sen kokuyor kaldırımlar, daha çok tütün.

Bir şiir daha yazıp üstüne basıyorum sonra,sayfalarım git gide tükeniyor. Satırları ağlayan kaldırımlarım dur diyor,arkamda alev alev kaldırımlar. Ağrımış göğsüm,dudaklarım kurumuş. Yaslıyorum başımı soğuk satırlara. Artık sadece tütün kokuyor. Ayaklarımı yüreğimin uçurumlarında sallarken sigaramı basıp kaldırıma,aydınlığı seyrediyorum. Kırmızı ile mavinin kusursuz uyumu seyrederken ateşe verdiğim kaldırımlardan ağzımı yaklaştırıp bir sigara daha yakıyorum.

Mecbur yanmaya kaldırımlar. Gözlerini kırpıştırarak bakakalıyor güneş,iki göz evden habersiz. Sıratına yetişiyor kaldırımlarımın alevi. Ateşe uçan kelebekleri yüreğinin tarçın rengi vadilerinde, yetişemeden dumanında boğuluyor satırlarımın. Bir kelimeye çok şey sığar,bir cümleye ise herşey. İki kelimeyi birleştirip de,bir seni sığdıramıyorum. Elimde avucumda kül olmuş cümleler dolusu kaldırımlar. Aklımın muharebesine yenik düşüyor yüreğim.

Az ilerde yeniden yeşeriyor kaldırımlar. Basa basa geçtiğim milyarlarca ayak izini çekmiş sinesine sıcağından terlemiş yüreğim damla damla her damlada baştan yeşertiyor bitmeyen kaldırımları. Aklımın tutuşturduğu her kaldırım,bekleyişimin tek saniyesi. Her saniyede bin kaldırımda büyüyorum. Güneş hala tepesinde dikdörtgen evimin üçken çatısının. İki bulutun arasında bir dağın tepesinden yükseliyor. Yetmiyor ışığı sonsuzluğa.

Yanıp gidiyor alev alev kaldırım taşının köşesinde. Kaldırımlar benden,ben kaldırımlardan sıkıldım. Kağıt-kalem alıp yazdığım müsvetteleri yontuyorum aciz aciz kıvrımlanıyor diktiğim her lamba saplandığı kaldırımımın üzerinde göveriyor, birazdan tutuşacağından habersiz. Yılmadan;sokaklar,şehirler,senden bir dünya inşa ediyorum. Dünyalar senden, sen kendinden habersiz. Kurduğum bütün dünyalar bir kelimeye sığacak kadar aciz kalıyor.

AŞK... Bir kelimeye çoğu şey sığabilir. Cümleler ise başına geleceklerden habersiz...

Punto: orta