Bok da çıkabilir, güvenemiyorum ...
Tamam, oturuyorum şimdi yerime. Açılsın perde de, gene samimiyetsizlik temalı bir performans izleyelim. Ben ve salondaki hiç kimse, heyecan içerisinde sizi bekliyoruz. Hadi bakalım, oynayın gene tek kişilik seyirciye. Tiyatronuzu da, sizi de, anasını satayım... Yeter, mitoz bölünme ile mi çoğalıyorsunuz siz; kuşatıldım resmen, üzerime üzerime geliyorsunuz. Beceriksizliğiniz ile diyorum, rezil ediyorsunuz kendinizi hayran kitlenize .
Şu insanların beyninde oluşturmaya çalıştığınız kimliğiniz için didinip durmayın artık. Yaşayın anasını satayım! Hiç kimse gibi, herkes gibi, yeni doğmuş, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayın... Buram buram şov kokmayın. Bir insanın kendisi bile olmayı başaramaması kadar acı verici daha ne olabilir bilmiyorum. Daha yolun çok başında, en temel değeri pas geçip, pes etmişsin be birader. Liderliğini ettiğin bütün akımları bıraksan da, otursan artık şu kişiliğinin kontrol mekanizmasına.
Otomatik pilotta yaşadığın yılları düşün ve bundan hiçbir zaman rahatsız olmadığını. Ordan burdan aşırdıklarınla yeni bir yaşam formu olarak debeleniyorsun ya ortalıkta; ben, senin gibi bir varlığın yaşıyor olduğunu düşünürken bile sıkıntıya giriyorum bebe... Bir dünya tiyatro, hey yavrum be... Herkes bir şey peşinde ve sürekli anlamsız bir koşuşturmaca içindeler. Yeter lan virüs gibi yayıldınız etrafa. Suni mutluluk ve hüzün ve öfke ve sevgi ve ve ve ...
Sirk mi lan burası! Plastik çiçekler gibi, hiç bir boka yaramayan görsellersiniz. Anlamsız, duygusuz, gereksiz tiyatrocularsınız. Hepsi bir birine adapte olmuş ve bu düzeni benimsemiş bilinçsiz yaratıklar... Az kaldı galiba biraz daha devam edersem huzur içinde uyurum bu gün... Gına geldi artık, bunaldım ulan. Mıy mıy mıy, nereye baksam başka bir embesillik ikonu... Kuşandığı bütün sıfatları soyunsa, mercimek kadar bir şey kalacak heralde...
Mutlaka bir açıklaması vardır düşündüğün biliyorum. Üzülmüyor da değilim aslında. Bazen oturup düşünüyorum seni ve türdeşlerini. Yüreğim sızlıyor biliyor musun? Çözüm bulamıyorum anasını satayım. Çaresiz kaldım resmen. Kaynağınız ne sizin? Kim o kraliçe gerizekalı? Nerde lan yuvanız? Nasıl bir sahnedir bu aklım, mantığım kabul etmiyor artık. "Büğünmüyürsün tüküp ütmüzsün" diye mırıldanan iç sesinizi susturun lütfen...
Çepçük! Yaşama lan, iğrenç yaratık! Bitti sanma... Sana olan kinim sonsuzluk olup taşıyor içimden. Biriktirip biriktirip, haftada bir part part kusacam sana kinimi... Parmağımı yalayıp, bastırarak toplamaya çalıştığım son insanlığa inanç kırıntılarını; sizin ne keşfetmek isterdiiiiiimlerinizle heba etmek istemiyorum. Şimdi bir sigara yakıp okumadan varlığınıza armağan ediyorum bu yazıyı. Oh be mis gibi oldum lan. Saçlarım elektriklenmişti sinirden.
Satırlarla topraklama yaptım resmen. Allah belanı versin, çav.