(!)
Sen sevgili... Bana herşeyini ver. İçinde yaşama dair neyin varsa, beni haykırsın. Arada bir sahip olduğum seni al benden. Öyle bir al ki, seni herşeyden çok isteyeyim. Ve özlemim doruklara ulaştığında gel. Sana sahip olduğum için kendimi ,şanslı hissedeyim. Bensiz eksik ol. Ama benimle de tam olma. Öyle bir sen ol ki sana dokunduğumda, avuçlarım yansın. En hüzünlü zamanlarımda dünyam bir tek seninle aydınlansın. Yanımda sen yokken yarım kalayım.
Beni o kadar çok sev ki; gözlerime bakmadan beni görebil. Beraber yaşayalım uzunca bir müddet. Aklının alabileceği heryerde, herşeyde beraberliğimizin mührü, hatıralarımız olsun. Bana bilmediğim şeyler öğret, sürekli şaşırt. Sende her seferinde bilmediğim bir şey bulayım. Bir gün oturup politika tartışırken, bir diğerinde aptalca şeyler yapalım. Beni öyle bir dinle ki ,politikanın da aptalca bir şey olabilme ihtimali aklından geçmesin.
Güven bana. Her şeyini anlat kızacağımı, üzüleceğimi bilsende paylaş. Tüm benliğin bana karışsın. Benim ki de sana. Öyle bir aşk zinciri dolansın ki boynumuza, efsaneleşmiş aşklara biryerlerimizle gülelim. Daha nice satırları ben, seni tarif etmek için harcayayım. Harfler avuçlarım da kıvransın. Hafızamda seninle erisin, tükensin zaman. Ama ben ,zerre kadar pişmanlık duymayayım. İşte o üç harf bu kadar yorucu olsa gerek.
Yorgunluğun tılsımı olsa gerek aşk. Mecali kalmamak demek herhalde. Ekmek demek ve su. Ütopya demek aşk. Ufuk demek; koşupta hiç birzaman yetişemeyecek olduğun. Sigara ve çakmak gibi işte insan. Yanmadan bir hiçsin, aşk olmadan.