küçük fikir
Hüznün soğuk dalgaları vurur şakaklarına;sen, başım ağrıyor der geçersin... Dişlerini sıkar,dudaklarını büker,avuçlarını terleyinceye kadar diğer hepsi gibi kapatırsın aleme. Denizin mavisi,güneşin doğuşu,rüzgarın sesi hiç bir şey umurunda olmaz da,neden? Bir parça odun,iki telle konuşan enstürmanlar varken;bizler,arkasına sığındığımız benliklerimizi alıp köşeye sinmeyi tercih ediyoruz... Sızlayan yüreklerimiz değil;zaman.
Aktıkça rahatsız olan,her saniyesinde arkasında kaldığımız vaktin hıçkırıkları, tik tak sesi. Soyut-somut arasında kaybolurken yaşanmayan ömürler. Madde ile kavramların arasında sıkışıp kalmışız,zor nefes almak ondan. Aşk-para etrafında dönen bir anlamsızlaştırdıklarımız zinciri var. Oysa hayat...Yaşıyor yahut bir gün ölecek olmamız bunlardan daha çok önemli mi? İçini bir şeyle dolduramadığımız sürece yaşamanın ne anlamı var ki?
Yağmurdan kaçmak,güneşten,soğuktan,sıcaktan,kendimizden,ailemizden... Hayat suyunu kanarcasına içmek,kanarken içmek,içmek varken;bu kadar susamışken,oturup izlemek niye? İzin verseler mimarisiyle büyüleneceğiz hayatın. Kaldırsalar etrafımızdan dört duvarı;çıksak kulubelerimizden büyüleneceğiz. Nasıl bedenlerimiz yaratıcının manasıyla hayat bulduysa. Dünya da yaşamın bir süsü,yaşadığın ölçüde anlam kazanan bir kabuk.Yer,mekan,her zamandan münezzeh değil mi fikir?
Maddelere önem verirken manalardan geçiyoruz. Her şeye sahip olmak istiyoruz,huzur dışında. Acı çekiyoruz ama umrumuzda değil.Olamaz da;çünkü,yolumuz yol değil... Göremediğimiz hiç bir şeyin umrumuzda olmadığı gibi, ne mutluluk ne de hüzün,hiç birini önemsemiyoruz. Dokunamadığımız şeylere önem vermeye izin vermiyor dünya. Hayat değil,dünya... Bilgiye diplomasız dokunulamayacağını,mutluluğa parasız erişilemeyeceğini sanıyoruz.
Öyle mi? Avuçlarını alnına bastırdığında yokedemezsin acıyı. Başının ağrıması gerekiyor çünkü! Başın ağrımalı ki aklına gelsin kullanmak. Ellerin ve ayaklarından çok seni insan yapan şeylerin farkında olamamak ne acı... Bazı şeyleri bir şekle sokamazsın; işte onlar,sahip olabileceğin en güzel şeylerdir.