Edebiyat
1 dakikalık okuma

Melankoli

Çoğunlukla iyisin; bazı geceler kötü.

Deviniminin bütüne yakın bir yerinde, yeni bir senle ortaya çıkıyorsun.

Çoğunlukla kötü; bazı geceler berbat.

AH diyorsun! Hayat... Hayat tüm süsünü püsünü alsa da gitse diyorsun. Finale yakışır bir şekilde, sigara her zamanki yerinde olmalı. Bütün alışkanlıklarının arkandan takip eden izleri ile, tek renkli bir boyutta, ruhunun gümüş bağı koptu kopacak. Keşke diyemiyorsun. Bütün yaşanmışlığının, her ne olursa olsun, keşkeyle yitip gitmesini istemiyorsun. Keşkeler zordur çünkü. Asla sahip olamayacağın bir zaman diliminde kırbaçlaman gerekir ruhunu her bir keşke için. Her şey değişiyor. Parça parça çevrenle büyüdüğün sen, çevreni büyüttüğün sen, çevrede büyüdüğün falan... Biliyorsun bir yerde, düşününce her şey çok mantıklı aslında. Mikrodan makroya sürekli ve sonsuz bir döngü ile değişiyor her şey. Kendinden sabit kalmasını nasıl isteyebilirsin ki?

Akışına alıştığın bir süreçtesin şimdi.

Hah tamam geceler sessiz; geceler koyu.

Alıştığın o sürecide akışına bırakınca biraz nefes alıyorsun.

Kendinden başka baş başa düşünebileceğin kimsenin kalmasına izin vermiyor süreç.

Bütün o melankoli damarlarına sürüklenmeler ne için peki?

Biri için mi?

O an için mi?

Susturmak için mi?

Konuştuğu için mi?

Ondan başka hiçbir şeyin sonsuz ömrü olamayacağı için keşke keşke son buluyor hüzün dakikaların. Bir yerde keşkeler de tükendiğinde, bütün cümleler bir keşkeye sığdığında son buluyor.

Çoğunlukla iyisin; bazı geceler kötü...

Punto: orta